Dosya

Birinci Meclisteki Türkçü-İslamcı mebusların gözünde Sovyet Rusya, Bolşevizm ve Bolşeviklik

Cengiz Kılçer

23 Nisan 1920’de açılan Büyük Millet Meclisi’nin (BMM) (Ankara Hükümeti) amaç ve hedefleri çok açıktı: Hilâfet ve Saltanatı, vatan ve ulusu, ulusal egemenlik ilkelerinin gerektirdiği temeller çerçevesinde kurtarmak. Prof. Dr. Tarık Zafer Tunaya’ya göre bu söylem ve amaç hem çok soyut, hem de kendi içinde bir çelişkiyi içermektedir. Amaçtaki çelişkinin birinci nedeni, İslamcı, milliyetçi, sosyalist, gelenekçi, komünist özetle muhafazakâr ve inkılâpçı görüşlerin bir arada bulunmasındandır. Dolayısıyla birbirinden tamamen farklı ideolojik, politik düşüncelerin egemen olduğu bir meclisten bahsetmek mümkündür. Mebusların sınıfsal kökenlerine bakmak, bu mebusların ideolojik, politik bakış açılarını görmek anlamında bir fikir verecektir. Mecliste çiftçi, tüccar, avukat, gazeteci, bankacı, memur, asker, tarikat şeyhi, belediye başkanı, aşiret reisi gibi çeşitli meslek ve toplumsal “katmanlardan” mebuslar bulunuyordu. Tunaya’ya göre meclisteki İlmiye (şeriat ve fıkıh işleriyle uğraşan sarıklı, cübbeliler) sınıfı hocalarının sayısı 53’tür. Bunlar arasında Müftüler (14 kişi), Müderrisler (13 kişi), Şeyhler (10 kişi) olduğunu özellikle vurgular. “Şeyhler Mevlevi, Bektaşî, Nakşibendî gibi tarikatları temsil etmektedirler. Gene bunlar arasında «haremeyni muhteremeyn» [Mekke ve Medine kadıları] pâyesine haiz olanlar, postnişinler, vaizler ve iki tane de kadı vardır. Mecliste, kimlikleri aşiret reisi olarak gösterilmiş 5 mebus vardır ve Meclise özelliklerini getirmişlerdir”.[1]

Yazının tamamına erişmek için abone olmalısınız. Tıkla, abone ol

Comments are closed.

0 %