Pandemi
28 Nisan: DİSK Araştırma Merkezi raporuna göre 26 milyon çalışandan yalnızca 4,4 milyonunu kısıtlamalara tabi tutulurken, yaklaşık 22 milyon çalışan ise “istisna” kapsamında. Bu raporla birlikte, salgınla mücadelede işçi sınıfının yok sayıldığı bir kez daha ortaya çıktı.
30 Nisan: “Tam kapanma” döneminin ilk gününde, günlük ölüm sayısı 394 olarak açıklandı. Bu sayı, günlük ölüm sayısında en yüksek rakam olarak kayıtlara geçti.
AKP’nin kalabalık cenaze törenleri bu dönemde de devam etti. 2 Mayıs’ta, Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım’ın babası Galip Yıldırım’ın cenaze törenine Cumhurbaşkanı Erdoğan da katılırken yine hiçbir sosyal mesafe önleminin alınmaması dikkat çekti. Erdoğan, cenazeye katılmadan hemen önce yaptığı açıklamada cenaze törenlerinin 10 kişi ile sınırlandırıldığını belirtmişti. 16 Mayıs tarihinde de bu kez Şanlıurfa’da bir tarikat liderinin cenazesinde önlemler hiçe sayıldı. Risale-i Nur Cemaati’nden Mustafa Kılıç’ın cenaze törenine Şanlıurfa Valisi ve AKP’li çok sayıda isim katılırken kalabalık nedeniyle yollar kapatıldı.
Tam kapanma dönemine ilişkin yayınlanan 27 Nisan tarihli ilk genelgede, alkol yasağına dair bir madde yer almazken bakanlık yetkililerince “yasak” açıklaması yapıldı. Hukukçuların bu açıklamayı hukuksuzluk olarak değerlendirmesi üzerine tam kapanmanın ilk gününde alkol satışı yapıldı. Ardından tek tek valilikler aracılığıyla alkol satışını yasaklamaya yönelik kararlar alındı, ancak oybirliğiyle alındığı açıklanan kararlarda büyükşehir belediye başkanlarının imzalarının bulunmaması dikkat çekti. İlgili hukuksuz süreç yargıya taşınırken AKP’nin konuya ilişkin yeni bir çalışmasının taslağı kamuoyuna yansıdı. Taslak çalışmanın kabul edilmesi halinde, içkili yerler “sorun alanı” olarak kabul edilecek, belediyelerde bulunan yetki valiliklere devredilerek alkollü işletmelerin açılması için kolluktan izin alma şartı getirilecek. Bu düzenleme, AKP’nin pandemiyi bahane ederek yurttaşların yaşam tarzına yönelik müdahalelerinden bir yenisi olarak tepki çekti.
6 Mayıs: Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Almanya’da gerçekleştirdiği basın toplantısında “Turistlerin göreceği herkes aşı olacak” açıklaması yaptı. Ülke genelinde aşılanma oranı halen %10 seviyelerindeyken, yurttaşların aşı randevuları ertelenirken, Bakanın açıklaması tepkilere neden oldu. Bir başka tepki çeken durum da 13 Mayıs tarihinde Turizm Bakanlığı’nın yayınladığı tanıtım filmiydi. Tanıtım filminde yer alanların maskelerinde “Keyfinize bakın, aşılandı” yazıyordu. Sosyal medya tepkileri sonrasında tanıtım filmi yayından kaldırıldı.
13 Mayıs: 2020 yılında olduğu gibi bu yıl da Şampiyonlar Ligi finali İstanbul’dan alındı. İki İngiliz takımının finale kalması üzerine, İngiltere Futbol Federasyonu Türkiye’nin riskli bir ülke olduğunu ve finallerin burada yapılmaması gerektiğini ifade etti. Bunun ardından final organizasyonu Portekiz’e verildi. 14 Mayıs tarihinde ise bu kez Formula 1 yarışlarının Türkiye ayağının iptal edildiği açıklandı. Siyasi iktidar tarafından her iki organizasyon ile ilgili olarak Türkiye’nin uygun olduğu yönünde çeşitli açıklamalar yapılsa da artan vaka sayıları gerekçe gösterilerek her iki etkinlik Türkiye’den alındı.
16 Mayıs: İçişleri Bakanlığı yayınladığı yeni genelge ile “Kademeli Normalleşme Dönemi” uygulamalarını duyurdu. 17 Mayıs-1 Haziran tarihlerini kapsayan bu dönemde sokağa çıkma kısıtlaması hafta içi 21:00-05:00 saatlerinde, hafta sonu ise tam gün uygulanacak. Genelge ile AVM’ler yeniden açılırken yaklaşık 2 milyon kişinin faaliyet gösterdiği esnaf işletmelerinin halen kapalı tutulması eleştirilere yol açtı.
Soruşturmalar
28 Nisan: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine Ekrem İmamoğlu hakkında görevden uzaklaştırılan HDP’li belediye başkanlarına ziyaret ettiği ve Fatih Sultan Mehmet’in türbesine saygısızlık yaptığı iddiaları ile inceleme başlatıldı.
Ekrem İmamoğlu 5 Mayıs tarihinde yazılı savunmasını iletirken, 10 Mayıs tarihinde İçişleri Bakanlığı’nca ilgili iddialara yönelik soruşturma izni verilmediği açıklandı. Konu ile ilgili olarak Süleyman Soylu tarafından yapılan “Bana göre suç” açıklaması ise ülkemizde hukukun geldiği durumu bir kez daha gözler önüne sermiş oldu.
13 Mayıs: Ekrem İmamoğlu hakkında, Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu dönemden bu yana toplam 27 farklı başlıkta soruşturma izni verildiği kamuoyuyla paylaşılırken, son olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen 19 Mart 2020 tarihli dezenfektan alımına ilişkin olarak da “ihalede devletin zarara uğratıldığı” iddiasıyla, 17 Mayıs tarihinde inceleme başlatıldı. Ticaret Bakanı iken kendi şirketi üzerinden bakanlığa fahiş fiyattan dezenfektan alımı gerçekleştiren Ruhsar Pekcan hakkında hiçbir işlem yapılmazken İmamoğlu hakkında soruşturma başlatılması tepkilere neden oldu. Ruhsar Pekcan hakkında TBMM’ye sunulan araştırma önergesi de 18 Mayıs tarihinde AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.
Öte yandan, İBB’de geçmiş dönemde gerçekleşen yolsuzluk iddialarına ilişkin soruşturma talepleri ise cevapsız kalmaya devam ediyor. Teftiş Kurulu raporu hazırladığı raporla 2016 yılında yeşil alan ihalesinde belediyenin 2 buçuk milyon liralık zarara uğratıldığı ve geçmiş dönemde 827 adet aracın belediye üzerinden AKP İl Başkanlığı ve birçok yandaş vakfa tahsis edildiği tespit edildi. Ancak Valilik bu hususlarda soruşturma izni vermedi.
1 Mayıs
Bu yıl da pandemi bahane edilerek uygulanan yasaklar ve sokağa çıkma kısıtlaması ile kutlamalar engellenmek istendi. Yalnızca Kazancı Yokuşu’nda sınırlı sayıda kişinin katılımıyla yapılan basın açıklamalarına izin verilirken, Taksim’e çıkmak isteyen gruplara polis sert müdahale etti. Valilik açıklamasına göre İstanbul’da 212 kişi gözaltına alınırken, ülke genelinde toplamda 256 kişiye 888 bin 64 TL para cezası kesildi. Gözaltına alınanlara yönelik polis şiddeti tepki çekerken, 1 Mayıs öncesinde yayınlanan genelge ile de polislerin görüntülerinin alınması yasaklandı. Polis bu genelgeye dayanarak basına yönelik zorla müdahalede bulunurken, ilgili genelge de bir sansür genelgesi olarak tepkilere yol açtı.
Yaşamda ve yargıda devrimci duruşun simgesi
5 Mayıs: Mesleğini eşitlik, özgürlük, adalet mücadelesinin bir parçası haline getiren, inandıkları uğruna sonuna kadar mücadele eden, kararlı ve sorumluluk sahibi bir hukukçu olan Halit Çelenk, ölüm yıldönümünde anıldı. İşçilerin, öğrencilerin, gençlerin, aydınların, siyasetçilerin savunmanlığını üstlenen; Commer’in arabasının yakılması ile ilgili yargılanan ODTÜ’lü öğrencilerin, 15 – 16 Haziran işçi kalkışması nedeni ile yargılanan Kemal Türkler ve arkadaşlarının, Deniz’in, Yusuf’un, Hüseyin’in ve daha nice devrimcinin avukatı olan Çelenk aynı zamanda Türkiye İşçi Partisi üyesi ve yöneticisi, İlerici Avukatlar Derneği ile Devrimci Avukatlar Derneği’nin kurucusu ve yöneticisi, Çağdaş Hukukçular Derneği’nin kurucusu avukatlarından biri, Türk Hukuk Kurumu’nun 22 yıl boyunca ikinci başkanı idi. Aydınlar dilekçesini kaleme alanlardan, birinci Barış Derneği davasında avukat iken ikinci Barış Derneği davasında sanık sandalyesine oturan bir mücadele insanı Halit Çelenk, 5 Mayıs 2011 tarihinde hayatını kaybetmişti.
3 Fidan
6 Mayıs: Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, katledilmelerinin yıldönümünde anıldı. Anma etkinlikleri kapsamında, TKH Gençliği tarafından “Yeni Bir Ülke için Deniz Olmalı” başlıklı bir etkinlik düzenlendi. Öte yandan, Üç Fidan’ın mezarları başında anılması yine pandemi bahanesiyle yasaklanırken, anmayı gerçekleştiren 2 kişiye polis para cezası kesti.
19 Mayıs
Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlandı. Gençlik ve Spor Bakanlığının resmi twitter hesabından yaptığı “yanlış” paylaşım sosyal medyada büyük tepki topladı. “Profile girip baktım epey Atatürk var” paylaşımı tepkiler üzerine kısa sürede silindi.
HSK pazarlığı
Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı, HSK üyelerinin seçimi üzerine Meclis’te anlaşmaya vardı. Anlaşmaya göre; Meclis’in seçeceği 7 kişi için AKP’ye 3, MHP’ye 1, İyi Parti’ye 2 ve CHP’ye 1 kişilik kontenjan tanındı. Kalan 4 üyenin atamasını ise bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan gerçekleştirecek. Öte yandan, muhalefetin iktidar kanadı ile yaptığı bu pazarlık ve anlaşma tepkilere neden oldu.
Gezi davası
İstinaf Mahkemesi’nin beraat kararlarını bozması ve Osman Kavala’nın yargılandığı dosya ile birleştirilme kararı vermesinin ardından, Gezi Davası bir kez daha görülmeye başlandı. Mahkeme heyeti, Osman Kavala’nın tutukluluğuna devam kararı verirken duruşma 6 Ağustos’a ertelendi. Karara tepki gösteren avukatlar, duruşma öncesinde İstanbul Adliyesi önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
İkizdere
Rize İkizdere’de, Cengiz İnşaat tarafından açılmak istenen taş ocağına karşı 33 gündür nöbet tutan köylüler, yaptıkları toplantıda proje iptal edilene kadar eylemlerine devam etme kararı aldı. İkizdere’de son olarak 16 Mayıs tarihinde gece yarısı operasyonu ile köylülerin çadırları sökülmüş, 17 Mayıs tarihinde de Valilik kararıyla eylem ve etkinlik yasağı getirilmişti. Tüm engellemelere rağmen, İkizdere’de yandaş Cengiz İnşaat’ın doğayı katledecek projesine karşın köylülerin direnişi sürüyor.
