Söyleşi

Prof. Dr. Bilsay Kuruç ile Söyleşi: Toprak, demokratik devrim ve cumhuriyet

Söyleşi: Can Aykaş

Köy Enstitüleri üzerinden yıllar geçmesine rağmen hâlâ Türkiye’nin en çok tartışılan meselelerinden biri. Köy Enstitülerine nasıl bakmalı? Köy Enstitüleri yalnızca köylünün eğitilmesinden ibaret bir eğitim projesi olarak görülebilir mi? Yoksa daha büyük bir bütünün bir parçası olarak mı görülmeli?

Bilsay Kuruç: Ben bunu ayrıntılı olarak önce 17 Nisan’da “21. Yüzyıl İçin Planlama”[1], sonra 23 Mayıs’ta Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği konferansında işlemeye çalıştım[2] (youtube). İş daha büyük bir bütünün parçasıdır görüşündeyim. Ve buradan çıkaracağımız yeni dersler var.

İşin odak noktası demokratik devrim. 20. yüzyıl bize şunu gösterdi; demokratik devrim olmadan toplumlar ileri gidemiyorlar. Bilimsel olarak buna sınıflar ve sınıfların zaman içindeki mücadeleleri açısından bakmak zorundayız. Bilimsel olarak bakmayacaksak şu tarihte ne oldu, kim ne dedi, bu böyle demiş vb. düzeyinde takılırız ve ileriye gidemeyiz. Dolayısıyla 20. yüzyıl bize demokratik devrimi değişik ülkelerde ve bu ülkelerin tarihsel koşullarında, yani farklı sınıfsal yapılarda bu sınıfların zaman içindeki mücadelelerini anlatıyor. Bu açıdan bakma zorunluluğu getiriyor.

1940’lar da bize ilk dersi veriyor. Bu dersi öğrenirsek bir sonraki derse geçeceğiz. Bir sonraki ders de 1960-1980 dersi. Eğer o dersi de geçersek sıra 2021’den sonraki derslere gelecek. Dolayısıyla sınıf yapıları ve mücadeleleri bakımından 1940’lardaki tarihi zaman başka, 1960’lardaki başka, 2021’den sonraki başka olacak. Ama demokratik devrim yani toplumları ileri götüren süreçler bütünü veya işin odak noktası önem kazanıyor.

Yazının tamamına erişmek için abone olmalısınız. Tıkla, abone ol

Comments are closed.

0 %