Dosya

Hiç bitmeyen öykü: (Yeni) anayasa gündemi

Dr. Ulaş Karadağ

“Büyük öyküler hiç bitmez mi acaba?”

-Samwise Gamgee, Yüzüklerin Efendisi: İki Kule

1. ‘Yeni anayasa’ sorunu, yaklaşık 20 senedir sürmekte olan ‘AKP’li yıllar’ın hiç bitmeyen tartışma başlıklarından birisi. Pek sağduyulu Efendi Samwise’ın sorusuna atıfla, bir nevi ‘büyük öykü’. Bilindiği gibi, AKP’li yılların liberallerce kutlanan (ve hatta kutsanan) 8-10 senelik bölümünde gerek yeni anayasa gerekse anayasa değişiklikleri tartışmaları, AKP’nin ‘vesayetçi demokrasi’yi sözde ‘ileri demokrasi’ye taşıma ajandasının önemli bir parçası olarak belirdi. Bu zaman diliminde anayasa gündemi büyük oranda, demokrasi ile ‘jüristokrasi’ veya ‘yargısal aktivizm’ arasındaki gerilim bağlamında, kısaca söylenecek olursa, bir ‘anayasa krizi’ kılığında ortaya çıktı. 2007 yılında, Abdullah Gül’ün parlamento tarafından Cumhurbaşkanı seçilmesine kesin biçimde engel olan Anayasa Mahkemesi’nin (nam-ı diğer ‘367’) kararını, bir karşı hamle olarak Cumhurbaşkanı’nın halk tarafından seçilmesini öngören (ve başkanlık sistemine daha o tarihte kapı aralamış olan) anayasa değişikliği referandumu ve değişikliğin %68.9 ile kabulü izledi. Böylece, pek çoklarının o dönemde ileri sürdüğü gibi demokratikleşme ajandasına değil de, daha ziyade AKP’nin politik ajandasına uyumlu olarak, Cumhurbaşkanı halk tarafından seçilmeye başladı. 2007 ‘anayasa krizi’ bu şekilde sonuçlanmıştı.

Yazının tamamına erişmek için abone olmalısınız. Tıkla, abone ol

Comments are closed.

0 %